y-h-reklam
y-h-reklam

SON DAKİKA

Yavuzeli Haber
y-h-reklam
İskender Korkmaz

YAVUZELİ KİMİN?

YAVUZELİ KİMİN?
Bu haber 23 Nisan 2014 - 22:19 'de eklendi ve kez görüntülendi.
300Reklam

Hakka doğru başımız

Rahmetidir aşımız

Aynı yöne bakmaz mı?

Bütün mezar taşımız.

Yavuzeli kimindir? Belki de bu soru gençlerimizden tutun da büyüklerimize kadar her kesin kafasını kurcalayan bir soru… Bu soruya cevap vermeden önce biraz tarihi ve kültürel anlamda bilgilerimizi bir tazeleyelim.

Yavuzeli’nin tarihi 1516 yılında Yavuz’un Mısır seferinin yapıldığı tarihe kadar dayanıldığı tahmin edilmektedir. Fakat bu tarihte Yavuzeli’de eski adıyla Cingife’de şimdi ikame eden Yavuzeli’lerin olmadığı, tarihi kayıtlarla ortadadır. Belki o zaman yaşayan Rumlar, Ermeniler bilmem daha başka kimlerdir… Biz tarihin bu karanlık yüzünü bırakarak  tarihi belgelerle takip edebileceğimiz döneme gelelim. Gerek sözlü kaynaklardan derlediğim gerekse tarih defterlerinde edindiğim bilgiler ışığında bugünkü Yavuzeli’lerin Yavuzeli’ye geliş tarihi  1820-1870’li yıllar arasıdır. Bundan önce Ağkuyu’da çadırlarda, Yukarıköy denilen yerde düzme taş yapılarda oturdukları bilinmektedir. Fakat Ağkuyu ve Yukarıköy’de sadece Bayat boyundan Bahadırlılar Aşireti (Bahadırlar denilen oymak Mamalari Omarlar, Hıdırlar, İncikler ve Murtolar) ikama etmiştir. (Sonradan Ballık’tan Yılmazlar, Atmalı Aşiretinten Topallar gelmiştir.) Bununla birlikte Yavuzeli’de sadece bu oymak yoktur. Eğmir koluna bağlı  Rışvanlar aşiretinin Belikanlu, Çelikanlu ve Binamlu oymakları, Çepni boyuna 66 oymak ve Kızıklar da vardır. Bahadırlılar, Rışvanlar, Kızıklar bugünkü Yavuzeli topraklarına yerleşimleri 1820-1870’li yıllar arasıdır. Sadece Çepniler Kırgızların baskısıyla 1210 yılında Rumkale bölgesine yerleşmiş Nizip nahiyesi olarak adlandırılmıştır. Tarihi bilgileri daha fazla uzatmayarak bizim ilk başta sorduğumuz sorunun cevabına gelelim.( Boy ve Oymaklar hakkında detaylı bilgi için şuanda üzerinde çalışmış olduğu Yavuzeli Folklorü adlı kitabımda bulabilirsiniz.)

Yavuzeli’nin tarihi bu kadar yeni iken hala birileri çıkıp da Yavuzeli bizimdir diyen var mı acaba?  Bunca zamandır aynı kaderi yaşamış, aynı topraklarda büyümüş, aynı toprağın aynı meyvelerini yemiş bir aile iken bugün Türk’ün Kürt’e; Kürt’ün Türk’e, Sünni’nin Alevi’ye Alevi’nin Sünni’ye bu kini nefreti nedir acaba. 1960’lı 1980’li yıllarda bizi sağ-sol, Alevi- Sünni diye birbirimize düşürenler, bugün de Türk-Kürt diye birbirimize düşürüyorlar.

Yıllardır köylerimizde Alevi- Sünni diye birbirimize düşerek birbirimizin güzelliklerinden faydalanamadık. O kadar Alevi kardeşimizin diyar-ı gurbete yolladık. Kaybeden kim oldu yine kendimiz olduk. Bugün yurtdışı ve Yavuzeli’nin dışında yaşayan on bine yakın Çepnili kardeşimiz bugün bizimle olsaydı sizce Yavuzeli daha güzel olmaz mıydı ? Ne kaybettik: biz onların  insan sevgilerini, misafirperverliklerini, buram buram türkülerini, o tadına doyulmaz insanı vecde getiren semahlarını… Bugün de Kürt-Türk olarak şu uçsuz bucaksız toprakta birbirimizi sevmez hale geldik. Selamlarımızın bile içtenlikleri kayboldu. Oysaki 1960-1980’li yıllar arasında köy odalarında Muhammediyeler, Hz Ali Cenkleri ve Köroğlu hikayeleri birlikte okunur, birlikte dinlenir, birlikte heyecanı yaşar, birlikte duygulanırdık. Şimdi ne oldu da bu hale geldik. Bunun tek sebebi genç kuşağın birbirini tanımaması ve  gençlerimizin büyük ülke siyasetini mikro ölçekte kendi memleketimize de değerlendirmesinden dolayıdır.

Bu memleket hepimizin o nedenle Hacı Bektaş Veli’nin dediği gibi “bir olalım iri olalım diri olalım” Hepimiz birbirimizden kız almış kız vermişiz. Yani akraba olmuşuz. Ayrıca insana kandan öte gönül birliği gerektir. Bu sebeple memleketimizde yaşayan genci-yaşlısı herkes insanı insan olduğu için sevmeli, en önemlisi de birbirini tanımalıdır. Eğer bugün birbirimize can-ı gönülden bağlamazsak yarın için çok geç olabilir. Memleketimizin toprağı çok,  herkes yaşar ve herkes de nasibince yer. Belki eskiler bir yeri düzeltirken bir yeri yıkmışlardır. Bir yeri seveyim derken diğerlerinin güzelliklerini fark edememişlerdir. Benim tek isteğim bütün gençlerimizin bu güzellikleri fark etmesi, arada bir soğukluk varsa bu soğukluğu temmuz güneşi gibi ısıtmalarıdır. Farklılıklarımızı ayrışma nedeni olarak değil Yavuzeli’nin ilerlemesi için ve gelecek neslimize daha iyi bir ilçe bırakmak için birleşme nedeni sayalım. İnanın ki şu ya da bu olmak hiçbir problemi çözemez. O yüzden daha birçok birbirimizi sevelim ve memleketimize sahip çıkıp onun gelişmesi, ilerlemesi ve kardeşçe yaşamak için çabalayalım.  Eğer ben milliyetçiyim diyorsanız ve insanım diyorsanız; yaşadığı toprağı seven her insan milliyetçidir.  Ve son olarak diyorum ki “Bir memleketin sahibi o memlekete en çok hizmet edendir.”

İskender KORKMAZ

Türk Halkbilimci

23.04.2014

Etiketler :
300Reklam
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
667Reklam
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
300Reklam
İLGİLİ HABERLER